İçindekiler: Araştırma

Yoncanın Bereketi

alfalfa

Hikâyemiz; içtiğimiz sütün, yediğimiz etin kaynaklarından biri olan yonca bitkisine dâir… İnsan hayatı bir açıdan hayvanların varlığıyla nasıl alâkadar kılınmışsa, hayvanların hayatını devam ettirebilmesi de bitkilerle bağlantılı kılınmıştır. Ancak hayvanlara rızık olarak yaratılan muhtelif bitkiler içerisinden sadece yoncanın adı alınmıştır. Bu, ona yem bitkilerinin kraliçesi unvanını vermek için tek başına yeter.

Bir Yaprağın Öyküsü

fon yaprak

OKSİJEN FABRİKALARI
Her saniye nefes alırken kullandığımız temiz hava nasıl oluyor da hiç bitmiyor? Bütün canlılar binlerce yıldır oksijeni sürekli kullandığı hâlde bir türlü tükenmiyor. Öyle ise her an oksijen üretiliyor olmalı, değil mi? İyi de nerede ve nasıl üretiliyor acaba? Atmosferin dışındaki uzayda oksijen yok. Doğal gaz gibi çıkarıldığına da rastlamıyoruz. O zaman bu temiz havanın kaynağı ne? Bilim insanları yüzlerce yıl önce bunları çok merak etmişler. Uzun yıllar süren araştırmalar sonrasında temiz havayı üreten çok sayıda canlı fabrika olduğu anlaşılmış. Bunlar, yeşil bitkilerin ta kendisiymiş!

Dünya İnsan Hakları Günü

gun

Genel bilgi
1948’de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, “insan haklarının anayasası” olarak tanımlanır. İnsanın doğuştan sahip olduğu kişisel hak ve özgürlükleri tanımlar, her insanın yasa önünde eşit olduğunu, işkenceye, kötü muameleye ve onur kırıcı cezalara tabi tutulamayacağını ilan eder. İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi yolunda uluslararası toplum tarafından sürdürülen çabalara yol gösterici işlevini bugün de sürdürür. 1948’de kabul edildiği tarih 10 Aralık her yıl Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanır.

Aurora

aurora_kuenzli_big

Aurora; kutup bölgelerinde, geceleyin, gökyüzünde görülen, renkli, muhteşem, düzensiz ışınlardan meydana gelen, devamlı değişen, güzel bir ışık gösterisidir.
Aurora; değişik şekil, renk ve yapıda meydana gelir. Hiçbir aurora birbirine benzemez. Aurora ile beraber bazen hışırtı, fısıltı, ıslık veya çatırtı şeklinde sesler de duyulabilir.

Üstün Özellikleriyle Yün

kuzu

‘Saka dikeni’ isimli bitkiyi duymuş olmalısınız. Otlamak için dağ bayır dolaşan koyunlar, bu dikenlerde birçok kıl bırakır. Bu kılların serüvenini takip ettiğinizde koyunların bunu bilerek yaptığı hissine kapılabilirsiniz. Çünkü bir müddet sonra sakaların bu kılların başına üşüştüğüne, gagaları ile onları didik didik ettiklerine şahit olursunuz. Birçok kuş gibi sakalar da iplik hâline getirdikleri bu kılları yuvalarına taşır ve kendilerine verilen istidadın bir gereği olarak işler. Böylece kuşların yuvaları, kendileri ve yavruları için sıcak bir mekân olur.

Ellerdeki Sır

eller

Ellerimiz hepimiz için ne kadar da önemlidir değil mi? Dış dünyaya ait birçok maddî gerçeği ellerimizle dokunarak anlayabiliriz. Bilinmeyen ve henüz yeni tanımakta olduğumuz eşyanın; kaygan, pürüzlü, yapışkan, elastik, sert gibi sıfatlarını en iyi şekilde ellerimizle öğrenebiliriz. Dünyaya gelen bir çocuk, çeşitli hareketler yaparken önce tutmayı öğrenir. Her şeye elini uzatır. Mesela bir battaniye üzerindeki oyuncağını almak için battaniyeyi kendine çekmeyi elleriyle becerir. Öğrenme ile alakalı birçok karışık yolda el, hep birinci sırada yer alır.

Aileye En Büyük Tehdit – Boşanma

evlilik2

İnsan hayatının mühim safhalarından biri olan evlenmeyle, anne-baba olma fırsatı elde edilir. Anne-baba olmak, eş olmak sıradan gibi görülse de, mahiyet ve keyfiyeti itibariyle ciddi mesuliyet gerektirir. Her fert, bu süreçte müspet veya menfî şekilde tesir altında kalır. Evlilik hayatındaki aksaklıklar, bazen boşanmaya sebebiyet verebilir. Ailenin parçalanması (boşanma) ruhî ve içtimaî değişmelere sebep olur. Ailenin dağılması ciddi mânâda üzerinde durulması gereken bir konudur. Efendimiz’in (sallallahü aleyhi ve sellem); “Evlenin boşanmayın. Boşanmaktan arş titrer.” buyurması evlilik müessesesinin ne kadar mühim olduğunu gösterir.

Masallardan ne öğrendik?

Masallar, çocukların hayat hakkında birçok şey öğrendiği yazılı hazinelerdir. Masalları sevmeyen çocuk adeta yoktur. Geçmişten günümüze kadar söylenegelen masallar, binlerce çocuk için eğlence olmuş ve olmaya devam ediyor. Hepimiz onlarla büyüdük ve onları seviyoruz. İyiyi ve kötüyü, güzeli ve çirkini onlarla tanıdık. Ve en önemlisi de onlar bize hayal kurmayı öğretti.
Günümüzde masalların çocukların gelişimini olumlu yönde etkiledikleri inkar edilemez. Masallar, yeni yetişenlerin gelişimine ve ahlakının iyileştirilmesine yardımcı oluyor. Bu yüzden hiçbir çocuk ibretli masallardan mahrum bırakılmamalıdır.

3000 YILLIK LEZZET: DONDURMA

''SAGLIKSIZ DONDURMA HASTALIK HABERCISI OLABILIR''

Yaz sıcağında inanılmaz lezzette buz gibi çilekli, kavunlu, vazgeçilmez olan çikolatalı ve vanilyalı bir dondurma düşünün. Tüm sıcağı alıverir birdenbire. Giderek içinize yayılan serinlik ve lezzet bir an bile olsa sizi serin deniz sularına götürüverir. Hafif koyu kıvamı, damakta bıraktığı tadı ile sanırım yaz-kış ne zaman olursa olsun dondurmanın yeri hep bir farklı. Kısacası daha çok küçüklerin ilgisini çekse de büyük küçük demeden paylaşılmayan bir lezzet.
Dondurmanın ilk üretiminin 3000 yıl kadar öncesine dayanan bir geçmişi var. Dondurmanın batıya getirilmesi üzerine değişik rivayetler yer almakta.

Polenler Delil Olabilir mi?

polen

Polen denince akla genelde bahar mevsiminde uçuşan tanecikler gelir. Bunlar, alerjik bir bünyeye sahip olanlar için, sıkıntı sebebidir. Çiçek üreme hücreleri olarak da tarif edebileceğimiz polenler, bitkilerin büyük çoğunluğunun, nesillerini devam ettirebilmesi için, hayatî öneme sahiptir. Toprağa düştükten sonra yeşeren tohum, mensubu olduğu bitkinin neslinin devamına vesile olur. Tohumdan hemen önce açan çiçeklerin ortasındaki erkek üreme organlarının baş kısmında, çiçeğin genel görünüşünden ayrı, ancak bitkinin bütün genetik özelliklerini taşıyan toz şeklinde hücre kümesi vardır. Bitki cinsine göre, bu erkek üreme hücresi tozcuklar, ya ait olduğu çiçeği veya rüzgâr, sinek, böcek, karınca, kelebek, arı gibi vasıtalarla başka yerdeki aynı cins bir çiçeği döller. Bitkilerin çiçekli dönemlerinin akabinde, vazifesi biten polenler kaybolur.