İçindekiler: EĞİTİM

Okuma Teknikleri

bookssssss

Ortaçağ Avrupasında, bir senede telif edilen kitap sayısı, en iyimser tahminlere göre, 1000 (bin) civarındaydı. Günümüzde, dünya genelinde bir günde telif edilen kitap sayısı birkaç bine ulaşmıştır.
Bu çeşitlilik, bizleri ister istemez seçici ve hızlı olmaya mecbur etmektedir.
Hızlı okuma düşünme ile içiçedir. İnsan ne kadar hızlı düşünebiliyorsa o kadar hızlı okuyabilir. Bu meleke pratikle kazanılabilir, fakat okuma temelde bir idrak meselesidir ve akıcı, tesirli okumanın anahtarı göz cimnastiği yapmak değil, “bilgi”dir.

ANAOKULUNA BAŞLARKEN

cck1

Yeni durumlar çocuklarda uyum sorunu yaratabilir. Okula yeni başlayan çocuk, ev ortamından veya anne-babadan ayrılma kaygısı yaşayabilir. Okulun ilk günlerinde çocuğun ağlama, okula gitmek istememe, anne- babasından ayrılmamak, yanında kalmalarını istemek gibi davranışlar gösterilmesi doğaldır; çünkü çocuk tüm kurallarını bildiği bir ortamdan, henüz hiçbir kuralını bilmediği, tanımadığı kişilerin bulunduğu bir ortama girmektedir.

Bitirdin Beni Tatil!

tatil

Yaz tatilinde köye gittim. Köyün girişinde tavuklar vardı. Beni görünce şaşırdılar.
— Aaaaaa! Bu Hasan değil mi, dediler.
— He ya, Hasan’ım; beğenmediniz mi, dedim.
— Gıtgıdak! O nasıl söz, dediler.
Bir gün kırlara çıktım. Minik serçeyi gördüm. Yeni bir yuva kurmuştu. Yuvada beş yavrusu vardı. Serçenin yavrularını sevmek istedim. Minik yavrular, beni görünce korktular. Cıyak, cıyak, cıyak diye bağırdılar.

Eğitimde Aktif Katılım

Government Plans Education Summit

Bir ülkenin en önemli meselesi eğitimdir. Çünkü yönetim sanatı olarak ele alınan politika; sınırlı ve kıt kaynaklarla insanların isteklerinin karşılanmasına çözümler getiren ekonomi; kişi, kurum ve toplum arasındaki ilişkileri inceleyen toplum bilimi; inanç, ideoloji ve değer sistemleri ile eğitim sistemi arasında yakın bir ilişki vardır. Eğitimin en büyük açmazlarından birisi, bu alanlarla ilgili amaçlara ulaşmak için “nasıl bir toplum” ve “nasıl bir insan modeli” sorularına çok farklı cevaplar verilmesidir. Bundan dolayı eğitimde, “ne öğretilmeli” sorusu öncelikli olarak önem taşırken; “nasıl öğretilmeli” sorusu da eğitimin kalitesini yani eğitimden beklenen hedefe ulaşmayı doğrudan etkilemektedir. Ne öğretilmeli sorusunun cevabı, ağırlıklı olarak toplumun dünya görüşü, inançları ve önem verdiği değerlerin izlerini taşır.

DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ

cocuk1

Ekim ayının ilk Pazartesi günü Dünya Çocuk Günü’ dür. Çocukların iyi yetiştirilmesi ulusların ortak sorunudur. Bu ortak sorun için ilk çalışmalar 1923 yılında başladı. İsviçre’nin Cenevre kentinde toplanan kırk ülkenin delegeleri Uluslararası Çocukları Koruma Birliği’ni kurdular. Uluslararası bu kuruluş, Birleşmiş Milletler Örgütü’ nün kurulmasını izleyen yılda UNICEF’ e dönüştü. UNICEF, “Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu”nun kısaltılmış adıdır. Birleşmiş Milletler Örgütü 1954 yılında oybirliği ile Ekim ayının ilk pazartesi gününü Dünya Çocuk Günü olarak kabul etti.
Dünya Çocuk Günü evrenseldir. Birleşmiş Milletler Örgütü’ ne üye bütün ülkelerde aynı günde kutlanır. Üye ülkelerin radyo, gazete ve televizyonlarında bu günün önemi anlatılır. Çocukların bakım ve korunmasının gerekliliği üzerinde durulur.

Kalpte gül olmak

gul copy

Okulların açılmasıyla o büyük ve ıssız binalar öğrencilerin sesleriyle bir başka oluyorlar. Sınıf odalarındaki atmosfer, yüzlerindeki sevinç ve gülücüklerle şenleniyor. Okulların bahçeleri cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle doluyor. İlk zil sanki onları yeni dünyaları keşfetmeye davet ediyor. Bir yandan arkadaşlarına, öğretmenlerine ve okullarına kavuştukları için sevinç göz yaşı dökenler, diğer yandan ilk defa ailesinden uzun zaman ayrı kalacaklarına üzülen minik yavrular. Bir başka yanda yıllardır zorluklara katlanan, çabalayıp uğraşan öğretmenler. Öğrencilerinin kalbinde gül olmayı kazananlar, bu günlerde en sevinçli onlar oluyor. Herkesin dikkatini çeken bir ses yükseliyor yandan “Öğretmenim seni çok seviyoruz”.

Okul başarısızlığı ve karne psikolojisi

SPAIN PAID TO READ

Her yıl karne zamanı yaklaştığında gazetelerde ya da televizyonlarda çok sıklıkla şöyle bir habere rastlarız; karnesi zayıf geleceği için intihara kalkışan çocuklar, evden kaçan çocuklar ve karne üzerinde notlarını değiştirmeye çalışan çocukların sayısı hiçte az değildir.
Bunun nedeni, malesef yanlış anne baba tutumlarıdır. Anne babalar çocuklarına kötü not alırsan, ya da kötü karne getirirsen gözüme gözükme ve benzeri tehditler ile çocuğu korkutmaktadırlar. Ve bu durumda karnesi kötü olan çocuk yukarıda söylediğimiz gibi olumsuz yollara baş vurabilmektedir. Bu tür olayların önüne geçebilmek için iş, ailelere düşmektedir. Çünkü çocuğun karnesi kötü ise burada ailenin de payı olabilmektedir. Aile bir dönem boyunca çocuğunun dersleri ile ilgilenmez, sınavlarının nasıl geçtiğini sormaz ve sürekli tehdit ederse, ayrıca ailede huzursuz, sevgi ve saygıdan uzak sürekli kavganın olduğu bir ortam var ise, bu ortamda çocuğun başarılı olması beklenemez. Bu açıdan kötü karne getiren çocuğun ailesinin bunda bizim de payımız var mıdır, diye düşünmelerinde büyük bir yarar vardır. Nasıl ki çocuklarının başarılarında ailenin de payı var ise başarısızlıklarında da ailenin etkisi vardır.

Kişi Tanımadığının Düşmanıdır

egitim

İki adam, içinde çamur bulunan deriiiiiin bir kuyuya düştüler. İkisinin de üstü başı çamur içinde kaldı. Hatta gözlerinden başka bir yerleri görünmez oldu. Onları ilk kez gören biri çamura yatmış su aygırları sanabilirdi. Ya da yeni doğmuş çamur yaratıkları… Zira düşmenin verdiği sersemlikle yalpalıyor, yerlerinde bir türlü düzgün duramıyorlardı.
İkisi de ne olduğunu anlamaya çalışırken ilk kez gördüler birbirlerini. Önce korktular. Öyle korkmuşlardı ki, ikisi de karşıdakinin birazdan kendisine saldıracağından, hatta onu parçalayıp çiğ çiğ yutacağından emindi. Bunu nereden çıkarmışlardı ben de bilmiyorum, ancak durum vahimdi; ölüm – kalım meselesiydi. Bu düşüncelerle birbirlerinin üzerine atıldılar.

Çocuklar için tatil rehberi

egitim

Çocukların heyecanla beklediği nisan tatili başlamak üzere. Öğrenciler için tatil zili çalacak ve 10 gün sürecek nisan tatili başlayacak. Çocuklar kısa bir süreliğine de olsa okuldan uzaklaşmanın keyfini sürme planları yaparken anne babaları bir telaş sardı. “10 gün sürecek tatil boyunca çocuğum derslerinden uzak kalacak mı, tatili sadece oyun oynayarak mı geçirecek ya da tatil dönüşü uyum problemi yaşayacak mı?” şeklindeki sorular kafalarını meşgul ediyor. Bu dönemde kimi ebeveynler çocuklarının ağustos böceği gibi çalışmasını istiyor, kimi ise onların günlerini boş geçirmesinden yana. Uzmanlara göre ise çocuklar için bu iki tercih de zararlı. Psikolog Mehmet Dinç, anne-babaların en çok dikkat etmesi gereken konulardan birisinin teknoloji bağımlılığı olduğunu vurguluyor.

Yeryüzündeki Diller ve Kelime Alışverişleri

diller

Yeryüzünde konuşulan diller konusunda kaynaklarda farklı sayılar verilmektedir. 1997 yılında UNESCO tarafından yapılan bir araştırmada, dünyada konuşulan 10.000 dil olduğu tespit edilmiştir. Bu dillerin yaklaşık 2.000 kadarının yazılı şeklinin olduğu bilinmektedir. Toplam 52 ülkede resmî dil olarak 1,7 milyar kişi tarafından konuşulan İngilizce ilk sırada yer almaktadır. Diğer diller şöyle sıralanmıştır: Çince 1,5 milyar, Hintçe 418 milyon, İspanyolca 372 milyon, Arapça 255 milyon, Rusça 254 milyon, Portekizce 218 milyon, Fransızca 124 milyon, Almanca 121 milyon, Türkçe 120 milyon.