Uzun zamandır görmek istediğimiz Edirne’ye gitmek için bir cumartesi, sabahın erken, günün en serin saatinde Kırcali’den İdris bey ve bazı okul müdürü arkadaşlarımızla birlikte yola koyulduk. Yolumuz Haskovo’dan geçiyordu. Oradaki Zaman gazetesi ofisine uğradık ve arkadaşların hazırladığı güzel bir kahvaltının ardından tekrar yola çıktık. Bir saatten sonra sınırdaydık. Kapıkule sınır kapısını geçtikten sonra Edirne’ye varılmış sayılırdı.
Kazasız belasız şehre girdiğimizde Selimiye bütün ihtişamı ile bizi karşıladı. Her noktadan görülebilen o etkileyici mimarisi ile Edirne’de kaybolmak Selimiye var oldukça mümkün değil.
Odrisia, Adrianapolis, Edrinus ve Edirne… Dilden dile, kavimden kavime değişen ismiyle suların ve kültürlerin birleştiği bir masal şehri.


