İçindekiler: GEZİ

Edirne: Sultanların şehri…

gezi

Uzun zamandır görmek istediğimiz Edirne’ye gitmek için bir cumartesi, sabahın erken, günün en serin saatinde Kırcali’den İdris bey ve bazı okul müdürü arkadaşlarımızla birlikte yola koyulduk. Yolumuz Haskovo’dan geçiyordu. Oradaki Zaman gazetesi ofisine uğradık ve arkadaşların hazırladığı güzel bir kahvaltının ardından tekrar yola çıktık. Bir saatten sonra sınırdaydık. Kapıkule sınır kapısını geçtikten sonra Edirne’ye varılmış sayılırdı.
Kazasız belasız şehre girdiğimizde Selimiye bütün ihtişamı ile bizi karşıladı. Her noktadan görülebilen o etkileyici mimarisi ile Edirne’de kaybolmak Selimiye var oldukça mümkün değil.
Odrisia, Adrianapolis, Edrinus ve Edirne… Dilden dile, kavimden kavime değişen ismiyle suların ve kültürlerin birleştiği bir masal şehri.

Dostluk eksenli bir gezi

gezi reimleri 047

Ümit dergisi ve Zaman Gazetesi vasıtasıyla düzenlenen planlı bir geziye iştirak ettiğimiz için Türkçe öğretmenleri olarak hepimiz şeref ve onur duyduk. Tabi ki, uzun zamandır bizler, bu geziyi  konuşuyorduk, ama kısmet ilk bahar tatilinde yapmakmış.
Sabahın ilk saatlerinde Kırcali’den uzun bir yolculuğa çıktık. Herkes heyecanlı ve pür dikkat idi.

Gezi Rehberim

turizm

Gezmek! Az gitmek uz gitmek dere tepe düz gitmek, dağlar aşmak, ovalar geçmek. Bulutları takip edip gökkuşağına ulaşmak… Bazen uzun ve sakin bir kumsalda denizyıldızı toplamak; bazen bir ırmaktan soğuk su içmek… Yemyeşil kırlara uzanmak sonra karlı yamaçlara tırmanmak; kucak kucak kır çiçekleri toplamak.
Gezmek! Tarihe yolculuk etmek, iz sürmek geçmişin ardından. Şehirlerin sokaklarını yeniden keşfetmek. Asırlar önce yapılan saraylara, camilere, türbelere, medreselere dokunmak ve hissetmeye çalışmak yüzyıllar öncesini.
Gezmek! Babaanneye, dedeye, amcaya, teyzeye kavuşmak, erik toplamak ağaçlardan, köyün toprak yolunda koşmak özgürce.