İçindekiler: TÜRKÇE VE EDEBİYAT

Hilmi Yavuz

hilmi yavuz

HAYATI (1936 -)
1936 yılında İstanbul’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra gazeteciliğe başladı. Lise yıllarında şiir yazmaya başladı ve bazılarını Dönüm dergisinde neşretti. İngiltere’de BBC’de çalıştı. Bu sırada Londra Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Dönüşünde Cumhuriyet, Milliyet ve Yeni Ortam gazetelerinde eleştiri ve inceleme yazıları yazdı. Bu yazılarının bazılarında Ali Hikmet müstear ismini kullandı.

KEMALETTİN KAMU

kamu

HAYATI (1901-1948)
Bayburt’ta doğdu. İstanbul Erkek Öğretmen Okulu’ndayken Anadolu’ya geçti, Anadolu Ajansı’nda çalıştı. Okulunu bitirdikten sonra Paris’e gitti ve Siyasal Bilgiler Okulu’nda öğrenim gördü. Erzurum ve Rize milletvekili olarak TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi)’ye girdi. 1948’de Ankara’da öldü.

Oktay Rıfat Horozcu

Oktay Rıfat Horozcu

HAYATI (1923 – 1981)
Trabzon’da doğdu. Şair ve dilci Samih Rıfat’ın oğludur. Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Maliye Bakanlığı’nca gönderildiği Paris’ten savaş nedeniyle doktorasını tamamlayamadan dönmek zorunda kaldı. Basın Yayın Genel Müdürlüğü’nde çalıştı. Ankara ve İstanbul’da serbest avukatlık yaptı.

Ziya Gökalp

ziya_gokalp

HAYATI (1876 – 1924)
Ziya Gökalp, 23 Mart 1876’da Diyarbakır Çermik’te dogdu. 25 Ekim 1924’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Mehmet Ziya. Babası yerel bir gazetede çalışan memurdu. Eğitimine Diyarbakır’da başladı. Amcasından geleneksel İslam ilimlerini öğrendi.

RIFAT ILGAZ

Rıfat Ilgaz

HAYATI (1911-1993)
Cumhuriyet devri şair ve yazarlarındandır. İlk şiirleri Kastamonu’da Nazikler ve Açıksöz gazetelerinde çıkmıştı. Çığır, Oluş, Yücel, Varlık, Hamle dergilerinde bir süre,  kitaplarına almadığı romantik şiirler yayımladı.   1940-1950 yıllarında güçlenmiş toplumcu şiirin ön safta ve yoksulların yaşayışlarını yansıtan temsilcilerinden biri oldu.vırla dile getirmiştir. Sade ve rahat bir dili, aydınlık bir üslubu vardır. Milli ve manevi değerlere bağlı kalmıştır. Bu tarafı ile, Arif Nihat Asya’nın milli havası, mistik şiirine yakın görünmektedir.

YAVUZ BÜLENT BAKİLER

SAIR VE YAZAR BAKILER

HAYATI (1936 -)
Sivas’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas’ta yaptı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Bir ara Ankara Radyosu’nda çalıştı. Kültür Bakanlığı müsteşar yardımcısı olarak görevlendirildi. Geleneksel şiirimizin öz ve şekil özelliklerini kendi şiir potasında eriterek kişiliğine kavuştu. Şiirlerinde, Anadolu’ya, Anadolu insanına eğilmiş, onların sorunlarını yapıcı bir tavırla dile getirmiştir. Sade ve rahat bir dili, aydınlık bir üslubu vardır. Milli ve manevi değerlere bağlı kalmıştır. Bu tarafı ile, Arif Nihat Asya’nın milli havası, mistik şiirine yakın görünmektedir.

Tevfik Fikret

Tevfik-Fikret

HAYATI (1867 – 1915)
İstanbul’da doğdu. Asıl ismi Mehmed Tevfik’tir. 1888’de Galatasaray Lisesi’ni birincilikle bitirdi. Farklı birimlerde memurluk yaptı. Hat ve Fransızca dersleri verdi. 1892’de Mekteb-i Sultani’ye Türkçe öğretmeni olarak atandı. 1896’da Servet-i Fünûn dergisinin Yazı işleri Müdürlüğü’ne getirildi. Bir süre sonra dergideki görevinden ayrıldı. 1906’da Robert Koleji’nin hemen yanında bir ev yaptırarak buraya “Aşiyan” adını verdi. Eşi ve oğlu Halûk’la birlikte buraya yerleşti. Ağır bir şeker hastalığına yakalandı. Kolundan olduğu bir ameliyattan sonra yaşamını yitirdi.

Sezai Karakoç

sezai karakoc

HAYATI (1933 -)

Ergani’de doğdu. Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. Maliye müfettiş yardımcısı, Gelirler Genel Müdürlüğü’nde kontrolör olarak çalıştı. Resmi görevden ayrıldı. Yeni İstanbul ve Sabah gazetelerinde fıkra yazarlığı yaptı. Şimdi İstanbul’da şiir yazmaya devam ediyor.

TÜRKÇE VE EDEBİYAT

Sait Faik Abasıyanık

sait faik abasiyanik

HAYATI (1907 – 1948)
Sait Faik Abasıyanık ya da Sait Faik Türk öykü ve roman yazarı, şair. Türk hikâyeciliğinin önde gelen yazarlarından sayılan Abasıyanık, çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılır.
Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yeniliklerle ‘kökü kendisinde olan’ bir yazar olarak kabul edilir. Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlattı. Bunu yaparken Batı’daki gelişmelere bağlı kalmadı, hiçbir edebî anlayışın etkisinde hareket etmedi ve belli bir tarzın takipçisi olmadı.